Ücretsiz PDF Kitap Sitemize Hoşgeldiniz.


Tüm kitaplarımızı ücretsiz olarak okuyabilir ve indirebilirsiniz.

DÖRDÜNCÜ sınıftaydım. Yaşım on iki kadar olmalı. Fransızca muallimimiz Sor Aleksi, bir gün bize yazı
vazifesi vermişti. “Hayattaki ilk hatıralarınızı yazmaya çalışın. Bakalım neler bulacaksınız? Sizin için güzel
bir hayat temini olur,” demişti.
Hiç unutmam; yaramazlığımdan, gevezeliğimden bıkan öğretmenler, o sınıfta beni arkadaşlarımdan
ayırmışlar, bir köşede tek kişilik bir küçük sıraya oturtmuşlardı.
Müdirenin söylediğine göre, ders esnasında komşularımı lakırdıya tutmamayı, uslu uslu muallimi dinlemeyi
öğreninceye kadar orada bir sürgün hayatı geçirmeye mahkûmdum.
Bir yanımda kocaman bir tahta direk vardır. Ne yapılsa sınıftan çıkarılmasına imkân olmayan ve ara sıra
çakımın ucuyla ötesine berisine açtığım yaracıklara stoik bir vakarla tahammül eden sessiz sedasız,
ağırbaşlı ve upuzun bir komşu.
Öte yanımda manastır terbiyesinin istediği serin ve mağrur loşluğu temin için yapılmışa benzeyen ve
panjurları hiç açılmayan bir uzun pencere dururdu. Ehemmiyetli bir keşif yapmıştım. Göğsümü sıraya
yaslayıp çenemi biraz yukarı kaldırdığım vakit panjurların arasından gökyüzünün bir parçasıyla bir büyük
akasyanın yaprakları arasından tek bir apartman penceresi ve bir balkon parmaklığı görünürdü
Doğrusunu söylemek lâzım gelirse, manzara hiç de zengin değildi. Pencere her zaman kapalı durur,
balkon parmaklığına hemen daima bir ufak çocuk şiltesi ile yorgan asılırdı.
Fakat ben, bu kadarından da memnundum.
Ders esnasında ellerim çenemin altında kilitli, sor hocalarıma çok ruhani görünmesi gereken bir vaziyette
gözlerimi

Reşat Nuri Güntekin - Çalıkuşu